top of page

Yazılım Ürünlerinin Yararlandığı Hukuki Koruma


İÇİNDEKİLER

  1. Giriş

  2. Yazılımın Tanımı ve Hukuki Korumanın Gerekliliği

  3. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Yazılım Ürünlerine Sağlanan Hukuki Koruma ve Korumanın Kapsamı

  4. Telif Hakkının Eser Sahibine Sunduğu Haklar

1. Giriş

Günümüzde bilgisayar programları; eğitim, sağlık, ticaret, bankacılık, iletişim gibi birçok konuda hayatımızın vazgeçilmez bir ögesi haline gelmiştir. Bu nedenle yazılım ve türevlerinin yoğun emek ve uzun çalışmalar sonucunda üretiliyor olması da dikkate alındığında; korunmalarına duyulan ihtiyaç ülkelerin yerel ihtiyaçlarını içine alan bir olgudan çıkarak küresel boyuta taşınmış, tüm dünya ülkelerini ilgilendiren bir yapıya bürünmüştür.


Ülkemizde yazılım ürünlerinin yararlandığı hukuki korumanın niteliği ve kapsamı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiştir. Yazılıma ilişkin tasarım, ikon, fiziki ortamlardaki tasarımlar ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca korunabilir. Ulusal ve uluslarası boyutta yazılım ürünlerinin yararlanacağı hukuki korumanın niteliğini ele aldığımız yazımızda, telif hakkı korumasını ele alacağız.

2. Yazılımın Tanımı ve Hukuki Korumanın Gerekliliği

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü, bilgisayar programlarını “makinenin okuyabileceği bir taşıyıcıya yüklendikten sonra, bilgi işleme yeteneğine ehil böyle bir makinenin belirli bir işlev veya görevi yerine getirmesini ya da belirli bir sonuca ulaşmasını sağlayabilen komutlar dizini” olarak tanımlamaktadır. Yazılım ise elektronik aygıtların belirli bir işi yapmasını sağlayan programların tümüne verilen genel isim olup bilgisayar programlarına göre daha üst bir kavramı ifade etmektedir.


Bu yazılım ürünleri, yoğun zahmet ve masrafın yanı sıra uzun çalışmalar gerektiren ve buna karşılık, kopyalanmaları son derece kolay olan eserlerdir. Özellikle internetin gelişmesi ile kullanıcılar tarafından neredeyse hiçbir malîyete katlanmaksızın kopyalanabilmesi, kolayca yayılabilmesi gibi pek çok neden yazılım ürünlerinin korunmasına ilişkin yasal korumayı zorunlu kılmaktadır.

3. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Yazılım Ürünlerine Sağlanan Hukuki Koruma ve Korumanın Kapsamı

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) ilim ve edebiyat eserleri başlıklı 2. maddesi kapsamında, eser olmanın şartlarını sağlaması kaydıyla yazılımlar telif hakları kapsamında korunma altına alınmıştır. Bu kapsamda, hazırlık çalışmaları, program akışı ile nesne ve kaynak kodları bu korumadan yararlanırken; aynı maddenin son fıkrasına göre standart kodlar, arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser olarak kabul edilmemiş koruma kapsamı dışında bırakılmıştır. Keza FSEK md.2/2’de yer alan hüküm gereğince, algoritmalar ve arayüzler, herkes tarafından temelde zorunlu olarak kullanıldığı için bu korunmadan yararlanamayacaktır.

4. Telif Hakkının Eser Sahibine Sunduğu Haklar

Telif hakkı, eser sahibinin; çalışmalarını çoğaltmak, yayınlamak, uyarlamak gibi belirli izinsiz kullanımlara karşı korumayı hedefler. Bu bakımdan kimlerin eser sahibi olarak kabul edileceği, üretilen yazılımların hangi unsurlarının korunacağı ve eser sahiplerinin sahip oldukları maddi ve manevi hakların belirlenmesi önemlidir.


Eserin üretilmesi sırasındaki katkısı eserin yaratımı ve üretimi ile doğrudan bağlantılı olan kişiler eserin sahibi olarak kabul edilmektedir.


Eser sahibinin yazılım üzerinde sahip olduğu manevi hakları; umuma arz hakkı (kamuya sunma hakkı), ismin kullanılmasını yahut gizli tutulmasını tercih hakkı, eserde değişiklik yapılmasını yasaklama hakkı, eser sahibinin zilyede ve malike karşı hakları olarak sınıflandırmıştır. Bu haklar kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar olup eser sahibinin ölümü ile mirasçılarına geçmez, eser sahibi tarafından bir başkasına devredilemez.


Yazılım üzerindeki mali hakları ise eser sahibinin eserinden maddi kazanç elde etmesini sağlayan haklardır. FSEK’de bilgisayar programını işleme hakkı, bilgisayar programını çoğaltma hakkı, bilgisayar programını yayma hakkı, bilgisayar programını temsil hakkı, bilgisayar programını işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak sayılan bu haklar birbirlerinden bağımsız nitelikte olup, birinin kullanılması diğerinin kullanımını etkilememektedir. Bu haklar, lisans veya sözleşme gibi yollarla devredilebilir, her türlü hukuki işleme konu edilebilir, eser sahibinin ölümünden sonra miras hukuku uyarınca mirasçılarına geçebilir, terekeye dâhil olabilir ve ölüme bağlı tasarruflara konu olabilir. Manevi hakların kullanımı herhangi bir süreyle sınırlandırılmadığı halde, mali haklar FSEK m.27 uyarınca; eser sahibinin hayatı boyunca ve buna ilave olarak 70 yıl süreyle koruma altına alınmıştır.

YAZAR

Av. Mustafa Murat Gülgün











Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page